Türkisch - Englisch
Türkisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Französisch - Englisch
Spanisch - Englisch
Englisch Synonyme
Türkisch - Englisch Sätze
Übersetzung
Werbung entfernen
Einloggen / Registrieren
Licht Ausschalten
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Übersetzung
Synonyme
Sätze
Werkzeuge
Quellen
Über uns
Kontakt
Einloggen / Registrieren
EN-TR
Türkisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Spanisch - Englisch
Französisch - Englisch
Englisch Synonyme
Türkisch - Englisch Sätze
Türkisch - Englisch
Französisch - Englisch
Spanisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Verlauf Ausblenden
Velaufsdetails
Verlauf Löschen
Verlauf :
nitroarene
case shift
procurement division
human computer interface
record time
kickoff
programmed management
chillo
alemite
plain sheet
broad shouldered
be split
double count
immediate occupancy
digit zero
tat
variable cycle operation
data communications processor
plus package
ask for
captioning
limited-current source
final judgment
bailey bridge
Entladung
a head
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Verlauf
Sätze
Bedeutungen von dem Begriff
"a head"
im Türkisch Englisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)
Kategorie
Englisch
Türkisch
General
1
General
a head
adv.
kişi başına
Bedeutungen, die der Begriff
"a head"
mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)
Kategorie
Englisch
Türkisch
General
1
General
office of a head clerk
n.
başkatiplik
2
General
head of a boil
n.
çıban başı
3
General
a roof over one's head
n.
başını sokacak bir yer
4
General
head official of a district
n.
kaymakam
5
General
razor with a movable (shaving) head
n.
oynar başlıklı
6
General
a roof over one's head
n.
başını sokacak bir dam
7
General
a head-on collision
n.
kafa kafaya çarpışma
8
General
a buck of the first head
n.
olgunluğa ulaşmış beş yaşında geyik boynuzu
9
General
head on a spike
n.
kazığa oturtulmuş kelle
10
General
head on a spike
n.
kazığa oturtulmuş kafa
11
General
have a swollen head
v.
burnu büyümek
12
General
have a good head on one's shoulders
v.
sağduyu sahibi olmak
13
General
not to touch a hair of someone's head
v.
kılına dokunmamak
14
General
come to a head
v.
sona ermek
15
General
bring matters to a head
v.
çıbanın başını koparmak
16
General
come to a head
v.
baş vermek
17
General
put a price on somebody's head
v.
başına ödül koymak
18
General
come to a head
v.
çıkmak
19
General
come to a head
v.
doruğa ulaşmak
20
General
have a good head on one's shoulders
v.
aklı başında biri olmak
21
General
have a good head on one's shoulders
v.
çok zeki olmak
22
General
come to a head
v.
son noktaya varmak
23
General
bring to a head
v.
karar noktasına getirmek
24
General
come to a head
v.
dönüm noktasına varmak
25
General
suffer from a swollen head
v.
küçük dağları ben yarattım demek
26
General
set a price on someone's head
v.
aranılan bir kimsenin kellesine fiyat biçmek
27
General
give a head start
v.
avantaj vermek
28
General
win by a head
v.
bir baş farkı ile kazanmak
29
General
win by a head
v.
bir baş farkıyla kazanmak
30
General
come to a head
v.
doruk noktasına ulaşmak
31
General
come to a head
v.
son haddine varmak
32
General
(not) harm a hair of somebody's head
v.
birinin kılına bile dokunmamak
33
General
throw a hood over one’s head
v.
kafasına çuval geçirmek
34
General
throw a hood over one’s head
v.
başına çuval geçirmek
35
General
hold a gun against one's head
v.
birinin kafasına silah dayamak
36
General
reah a head
v.
iyice kızışmak
37
General
reah a head
v.
doruk noktasına gelmek/ulaşmak
38
General
be in a head-on collision
v.
bir araçla kafa kafaya çarpışmak
39
General
put a gun to somebody's head
v.
birinin kafasına tabanca dayamak
40
General
hold a gun to somebody's head
v.
birinin kafasına tabanca dayamak
41
General
go over the head of a person
v.
üst makamdan birine itiraz etmek
42
General
wearing a head scarf
adj.
başörtülü
43
General
having a round head
adj.
toplu
Proverb
44
Proverb
he wears a ten dollar hat on a five cent head
kel başa şimşir tarak
45
Proverb
he wears a ten dollar hat on a five cent head
eşeğe altın semer vursan yine eşektir
46
Proverb
better be the head of a dog than the tail of a lion
ata kuyruk olmaktansa fareye baş olmak yeğdir
47
Proverb
uneasy lies the head that wears a crown
büyük başın derdi büyük olur
48
Proverb
still tongue makes a wise head
az konuş öz konuş
49
Proverb
still tongue makes a wise head
söz gümüşse sükut altındır
50
Proverb
a fish rots from the head down
balık baştan kokar
51
Proverb
heavy hangs the head that wears a crown
büyük başın derdi büyük olur
52
Proverb
better be the head of a dog than the tail of a lion
bir boğanın kuyruğu olmaktansa bir tavuğun başı ol
53
Proverb
better be the head of a dog than the tail of a lion
daha mütevazı da olsa kendi işinin patronu olmak, başkasının yanında çalışmaktan daha iyidir
54
Proverb
better be the head of a dog than the tail of a lion
öküz ayağı olmaktansa buzağı başı olmak yeğdir
55
Proverb
you can't put a wise head on young shoulders
genç birinden yaşlı birinin yapacağı sağduyulu muhakemeyi bekleyemezsin
56
Proverb
you can't put a wise head on young shoulders
genç birinden yaşlı birinin görmüş geçirmiş tavrını bekleyemezsin
57
Proverb
you can't put a wise head on young shoulders
genç birinden yaşlı birinin deneyimini bekleyemezsin
58
Proverb
a still tongue makes a wise head
söz gümüşse sükut altındır
59
Proverb
a still tongue makes a wise head
az konuş öz konuş
60
Proverb
a fish stinks from the head down
balık baştan kokar
61
Proverb
he wears a $10 hat on a five-cent head
eşeğe altın semer vursan yine eşektir
62
Proverb
he wears a $10 hat on a five-cent head
kel başa şimşir tarak
63
Proverb
uneasy is the head that wears a crown
büyük başın derdi büyük olur
Colloquial
64
Colloquial
a swelled head
n.
kibirli
65
Colloquial
a swelled head
n.
burnu büyümüş
66
Colloquial
a swelled head
n.
burnu büyük
67
Colloquial
a head start
n.
daha avantajlı başlama
68
Colloquial
a head start
n.
diğerlerinden daha iyi başlama
69
Colloquial
a bone in your leg (or head)
n.
uydurma gerekçe
70
Colloquial
a bone in your leg (or head)
n.
uydurma mazeret
71
Colloquial
a bone in your leg (or head)
n.
bahane
72
Colloquial
a big head
n.
burnu havada
73
Colloquial
a big head
n.
burnu büyük
74
Colloquial
a big head
n.
havalara girmiş
75
Colloquial
a big head
n.
götü kalkmış
76
Colloquial
a big head
n.
kibirli
77
Colloquial
a big head
n.
kendini bir şey sanan
78
Colloquial
keep a level head
v.
mantıklı olmak
79
Colloquial
keep a level head
v.
ne yapacağını bilmek
80
Colloquial
keep a level head
v.
mantıklı kararlar vermek
81
Colloquial
keep a level head
v.
sakin olmak
82
Colloquial
keep a level head
v.
soğukkanlı olmak
83
Colloquial
keep a level head
v.
soğukkanlılığını muhafaza etmek
84
Colloquial
a head start
v.
avantajlı başlamak
85
Colloquial
a head start
v.
bir sıfır önde başlamak
86
Colloquial
give someone a big head
v.
birinin götünü kaldırmak
87
Colloquial
give someone a big head
v.
birine aşırı biçimde yalakalık yapmak
88
Colloquial
give someone a big head
v.
birinin havalarına girmesine neden olmak
89
Colloquial
give someone a big head
v.
birini aşırı şekilde havalara sokmak
90
Colloquial
like a bear with a sore head
expr.
aksi
91
Colloquial
like a bear with a sore head
expr.
huzursuz
92
Colloquial
like a bear with a sore head
expr.
huysuz
93
Colloquial
like a bear with a sore head
expr.
sinirli
94
Colloquial
like a bear with a sore head
expr.
sol tarafından kalkmış
95
Colloquial
keep your head on a swivel
expr.
gözünü dört aç
Idioms
96
Idioms
a bald head and boxwood comb do not go together
n.
kel başa şimşir tarak
97
Idioms
a head of steam
n.
(bir işin yapılması için gerekli olan) enerji
98
Idioms
a head of steam
n.
iş yapma arzusu veya hevesi
99
Idioms
a roof over your head
n.
başını sokacak bir ev
100
Idioms
a big-head
n.
ukala
101
Idioms
a big-head
n.
bilmiş
102
Idioms
a sudden rush of blood to the head
n.
beyne kan sıçraması
103
Idioms
a rush of blood to the head
n.
beyne kan sıçraması
104
Idioms
a sword of damocles hangs over somebody's head
n.
başının üstünde demokles'in kılıcının sallanması
105
Idioms
a cool head
n.
soğunkanlılık
106
Idioms
a cool head
n.
sakin kafa
107
Idioms
a bean head
n.
mankafa
108
Idioms
a light bulb goes off in (one's) head
n.
kafada şimşek çakması
109
Idioms
a light bulb goes on in (one's) head
n.
kafada şimşek çakması
110
Idioms
a bone in your leg (or head)
n.
üşengeçlik yüzünden uydurulan anlamsız bahane
111
Idioms
a sore head
n.
(özellikle akşamdan kalmalık yüzünden hissedilen) baş ağrısı
112
Idioms
a bone in your leg (or head)
n.
uydurma mazeret
113
Idioms
a light bulb goes off in (one's) head
n.
aklına birden fikir gelmesi
114
Idioms
a bean head
n.
budala
115
Idioms
a light bulb goes on in (one's) head
n.
aklına birden fikir gelmesi
116
Idioms
a bean head
n.
ahmak
117
Idioms
a sore head
n.
kafası nal gibi olma
118
Idioms
a sore head
n.
başının içinde fillerin tepişmesi
119
Idioms
a bean head
n.
kalın kafalı
120
Idioms
a bean head
n.
hapçı
121
Idioms
a sore head
n.
humar
122
Idioms
a bean head
n.
müptezel
123
Idioms
a hard head
n.
söz dinlemeyen kimse
124
Idioms
a hard head
n.
kafasının dikine giden kimse
125
Idioms
a hard head
n.
esnek olmayan kimse
126
Idioms
a hard head
n.
inatçı kimse
127
Idioms
a (sudden) rush of blood (to the head)
n.
(bir anda) sigortaları atma
128
Idioms
a (sudden) rush of blood (to the head)
n.
(bir anda) tepesi atma
129
Idioms
a head-scratcher
n.
muamma
130
Idioms
a head start (on something)
n.
(bir şeye) diğerlerinden erken başlama
131
Idioms
a head start (on something)
n.
(bir şeye) diğerlerinden önce başlama
132
Idioms
a head start (on/over somebody)
n.
(birine karşı) bir sıfır önde başlama
133
Idioms
a head-scratcher
n.
çok karmaşık şey
134
Idioms
a head start (on something)
n.
(bir şeye) önceden başlama
135
Idioms
a head start (on/over somebody)
n.
(birine karşı) avantajlı başlama
136
Idioms
a head start (on something)
n.
(bir şeye) erken başlama
137
Idioms
a head-scratcher
n.
zor bir sorun/bulmaca/bilmece/gizem
138
Idioms
a head-scratcher
n.
kafa karıştırıcı şey
139
Idioms
a price on (one's) head
n.
(birinin) başına koyulan ödül
140
Idioms
a price on someone's head
n.
birinin kellesine biçilen fiyat
141
Idioms
a price on someone's head
n.
birinin başına koyulan ödül
142
Idioms
a price on head
n.
kellesine biçilen fiyat
143
Idioms
a price on head
n.
başına koyulan ödül
144
Idioms
a price on (one's) head
n.
(birinin) kellesine biçilen fiyat
145
Idioms
a roof over your head
n.
barınabilecek bir yer
146
Idioms
a rush of blood to the head
n.
gaza gelme
147
Idioms
a roof over your head
n.
başını sokacak bir dam/çatı
148
Idioms
a rush of blood to the head
n.
galeyana gelme
149
Idioms
a roof over your head
n.
başını sokacak bir yer
150
Idioms
a thick head
n.
kafası taş gibi olma
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of a head
×
Term Options
Übersetzung Vorschlagen / Korrigieren
Französisch Englisch Wörterbuch
Spanisch Englisch Wörterbuch
Deutsch Englisch Wörterbuch
Englisch Synonyme Wörterbuch
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy